E-İmza, E-fatura, E-defter Uygulamaları Nedir?

Please follow and like us:

 

EGA Elektronik Genel Müdürü Muzaffer Yıldırım ile E-İmza, E-Fatura merkezli öğretici bir röportaj gerçekleştirdik.
Sitemizi yazılım üreticileri, danışmanlar, işyeri sahipleri ve yöneticileri, kendini iş hayatına hazırlama azminde olan öğrenciler takip ediyor. Kısaca geniş bir kitleye hitap ediyoruz. Bu nedenle sorularımı takipçilerimizi düşünerek soracağım.

1-Takipçilerimizin sizi daha iyi anlaması için kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

1990 İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Fakültesi Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği mezunuyum. Aynı bölümde yüksek lisansımı da tamamladım. 26 yıldır sahada hem Kamu hem de özel sektör tarafında çalıştım. İTÜ’de asistanlıkla başlayan çalışma hayatımın 11 yılı TÜBİTAK’ta geçti. Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü’nün kurucularından biriyim, ayrıca elektronik imza konusunu Türkiye’ye getiren ve KamuSM’yi kuran kişiyim. Son 17 yıldır teknolojiden mevzuata ve tüm e-devlet süreçlerine kadar her yönüyle elektronik imza konusunu yönlendirmeye ve yaygınlaştırmaya çalışıyorum. 10 yılı aşkın bir süredir de Kamunun isteğiyle kurduğum, ortağı ve yöneticisi olduğum EGA Elektronik Güvenlik Altyapısı A.Ş. ile bu çalışmaları sürdürüyoruz. Ekibimle birlikte temelde elektronik ve mobil imza entegrasyonu konusunda uzmanlaştığımız alanda, kaliteli ürün ve hizmeti anahtar teslimi sağlamaya çalışıyoruz. Tüm platformlarda, tüm akıllı kart ve imza sertifikalarıyla çalışan elektronik/mobil imzalama altyapıları ve bunların çevresindeki e-haciz, e-ihale, e-fatura, e-arşiv,e-defter, KEP Yönetim Sistemi gibi kısacası içinde “e” geçen tüm elektronik sistemlerde butik hizmet veriyoruz. EGA bir entegratör firma, bu nedenle temel hedefimiz “dostlarımız” dediğimiz müşterilerimize onları en az seviyede uğraştıracak ve bize hiç bağlı bırakmayacak çözümler sunuyoruz. 60’ı aşkın Elektronik Belge Yönetim Sistemi, Kurumsal Kaynak Planlama Sistemi, İnsan Kaynakları Yazılımları ve benzeri üretim firması ile çözüm ortağı olarak sahada geniş bir sektöre ürün ve hizmet sağlıyoruz. EGA’nın en temel prensibi “GÜVEN”. Yaptığımız her işi bu sihirli ve bizim için çok anlamlı kelimenin bize kattığı değer ve inançla yapıyoruz.

2- E-İmza, E-Fatura, E-Defter ifadeleri son zamanlarda daha fazla gündem oluyor. İşin başlangıcından beri bu sürecin içinde olan biri olarak gelişim aşamalarını ve geldiğimiz noktayı sizden öğrenebilir miyiz?

Son yıllarda hepimiz için kabul etsek de etmesek de baş döndürücü bir e-süreç yaşanıyor. Herkesin elinde bir hatta daha fazla telefon var, 3-4 yaşındaki çocuklar tablet ya da benzer cihazları bizlerden çok daha iyi kullanıyorlar. Yeni nesil tam bir elektronik ortamın içine doğdu ve algıları da öyle, küçücük bebekler bile ellerine aldıkları kağıt fotoğrafları bile ellerini açıp kaydırarak büyütüp küçültmeye çalışıyorlar. Cep telefonu, tablet, internet, bilgisayar ve daha adını öğrenmeye bile zorlandığımız bu kadar çok cihazın olduğu ve sürekli geliştiği günümüzde atlı arabalardan jetlere geçilmeye çalışılırken elbette tüm süreçler de buna ayak uydurmak zorunda. Elektronik imzanın çıkış hikayesi de tam bu elektronikleşme sürecinde elektronik ortamda kimlik doğrulama, güvenli onaylama ve imzalama işlemlerine çözüm sağlamak amacını taşıyor. 1999’da NATO toplantılarına katılırken onların kendi aralarında güvenli elektronik haberleşmek için buldukları e-imza çözümünü taşımıştık ülkemize. Malum ülkemizde her yerde kimlik doğrulama var, her yerde bir belge onaylayıp imzalamak zorundayız. Geçmişimizden gelen bir kayıt altına alma kültürü var. Süreç elektronik ortama kaymaya başladıkça bu kültürü elektronik ortama da taşımak gerekiyordu, e-imza bu konuda birçok problemi çözmeye yardımcı oldu. 1999’da ülkemize getirip bir yandan teknolojisini üretmekle uğraşırken diğer yandan hukuk tarafına ilişkin düzenlemeler de yapıldı ve 2004 yılında elektronik imza = ıslak imza oldu. Hemen ardından da mobil imza da hem teknolojik hem de hukuksal olarak yerini aldı. Elektronik ortamda kimlik doğrulama ve imzalama işi çözülünce doğal olarak son zamanlarda duymaya başladığınız e-haciz, e-ihale, e-fatura, e-arşiv, e-defter, KEP (Kayıtlı Elektronik Posta Sistemi) gibi uygulamalar da yavaş yavaş hayatımızdaki yerini aldı. Birçok kişiye göre bu e-dönüşüm süreci yavaş, ancak bana göre hiç de yavaş sayılmaz, sadece biraz düzensiz. Zira yüzyılların kağıt alışkanlığını bir anda kenara atıp elektronik ortamdaki belgeye güvenmek o kadar kolay değil. Üstelik bu süreçler sadece bir kurum tarafından yürütülen bağımsız süreçler değil, bir kurumun ürettiği belge bir sürü kurum tarafından kullanılıyor. Bu ortak kullanım ya da ortak hareket etme meselesini takip edecek bir yetkili kurum yok, bu nedenle süreç biraz düzensiz gidiyor ama yine de az zamanda büyük bir başarı sağlanmış durumda.

3- KOBİ’ler en çok yasal süreci merak edecektir. E-Fatura’ya tüm işletmeler geçmek zorunda mı? Diğer uygulamaların da yasal zorunlulukları ve yasal süreci varsa öğrenebilir miyiz?

www.efatura.gov.tr sayfasında e-faturaya ilişkin tüm detaylar var ama aslında yasal zorunlulukla ilgili söylenebilecek en basit kural şu, bu yılki toplam cironuz on milyon ve üzeri ise takip eden ikinci yılın başında e-fatura ve e-deftere geçmek zorundasınız. Bir başka deyişle 2014 cironuz 10.000.000 ve üzerindeyse 1 Ocak 2016’da e-defter ve e-fatura kullanıcısı olmanız gerekiyor. Bu kural diğer yıllar için de geçerli. Ancak benim fikrime göre zorunlulukları beklememek gerek, zira e-fatura özellikle KOBİ’ler için birçok fayda sağlıyor. EGA olarak e-fatura sistemi çıktığından beri e-fatura kullanıyoruz. Öncesinde müşterimize fatura kesmek bizim için işkenceye dönüşüyordu, zira genellikle yılda bir ya da birkaç defa fatura kesiyoruz, her fatura kesmeden önce doğru muhatabı bulmak, adres kontrolünü ve iletildi kontrolünü yapmak zorundaydık. Posta masrafını saymıyorum bile. Fatura gitse bile çekmecesinde unutan ya da muhasebeye iletmekte geciken kişiler nedeniyle yeniden fatura kesip eskisini iptal edip tüm muhasebe mahsuplaşmalarını yapmak oldukça can sıkıcı oluyordu. E-faturaya geçtikten sonra bu saydıklarımı hiç yaşamıyoruz. Hem gelen hem giden faturaları takip etmek ve işlem yapmak oldukça kolay. Bu nedenle başta KOBİ’ler olmak üzere tüm şirketlere hiç beklemeden e-fatura ve e-arşive geçmelerini öneriyorum. Hali hazırda 50.000 civarı e-fatura kullanıcısı var. Kısa sürede zorunluluk kapsamı hızla genişletilecek. Hedef 2 yıl içinde tüm şirketlerin e-fatura sistemine geçmesi. Bu nedenle bence zorunluluk beklemeden geçmekte herkes için büyük fayda var. Elbette e-fatura ve e-defter henüz Maliye tarafındaki dönüşüm sürecinin ilk basamakları. Süreç elektronik denetimlerden vergi düzenlemelerindeki değişikliklere kadar birçok aşamayla devam edecek.

4- Bir işletme bu uygulamalara (E-İmza, E-Fatura, E-Defter) geçmeye karar verdi, hangi yolu izlemesi gerekiyor?

Öncelikle ihtiyacını tespit edip doğru çözüm alternatiflerini iyi değerlendirmek ve konuyu iyi öğrenmek gerekiyor. Dilerseniz önce e-imza tarafından başlayalım. E-imza uygulayabilmek için öncelikle sürecinizin elektronik ortama taşınmış olması başka bir deyişle elektronik ortamda bir çözümünüzün olması gerekir. İç süreçleriniz için bir Elektronik Belge Yönetim Sistemi, Kurumsal Kaynak Planlama Sistemi, İnsan Kaynakları Yazılımı veya benzeri özel yazılımlarınız ya da dışa dönük hizmet sunumu için web sayfanızdan sunduğunuz çözümleriniz olabilir. Gerçekten e-imza bana ne sağlayacak, ne için kullanacağım, e-imzalı ürettiğim belgeleri kim kullanacak, nasıl paylaşacağım, ne kadar saklayacağım, toplu imzalama ihtiyacım var mı, belge formatım ne, imzalama formatım ne olmalı gibi birçok soruya cevap vermek gerekiyor. Sahada ne yazıkki ticari kaygılar ya da taraflı yaklaşımlarla pek de verimli olmayan e-imza çözümleri görüyoruz. Örneğin vatandaşa dönük hizmet sunulan bir belediye arayüzünde mobil imza yerine ısrarla elektronik imza entegrasyonu sağlanıyor ya da toplu imza ihtiyacı olan bir durumda e-imza yerine mobil imza çözümü öneriliyor. Her konuda olduğu gibi e-imza için de doğru ve en uygun çözümü sağlamak için doğru ve yetkin kişilerle çalışmak gerekiyor. E-imzada iki bileşen var, biri imza atmak için gerekli elektronik imza anahtar ve sertifikalarınız ki bunu Elektronik Sertifika Hizmet Sağlayıcıları (ESHS) sağlıyor, diğeri yazılımlarınızın e-imza ya da mobil imza ile çalışması için gereken imzalama/doğrulama entegrasyon yazılımları. Sahada bu entegrasyon yazılımlarını ya ESHS firmaları ya da bağımsız yazılım firmaları sağlıyor. Sahada sanki ESHS’ler imza anahtarı verdiği için bu entegrasyon yazılımlarını da iyi yapar gibi yanlış oluşturulmuş bir kanı var. Oysaki tam aksine ESHS’ler öncelikle kendi imza anahtarları için çalışan bir yazılım oluşturuyor ve diğerleri ile pek ilgilenemiyorlar. Bağımsız yazılım firmaları bir ESHS olmadıkları için rekabet yaratmaksızın tarafsızca tüm ESHS’lerin sunduğu imza anahtarları ile çalışan ürünleri birincil hizmet olarak sunabiliyorlar. Bu nedenle tavsiyem uygulamalara e-imza/mobil imza entegrasyonu yaptırılacaksa bağımsız ve yetkinliği ispatlanmış firmalar seçilmeli. E-imza entegrasyonu konusunda tüm sorumluluk sizlere ait, kullandığınız yazılım doğru belgeyi doğru şekilde imzalamıyorsa karşılaşacağınız sorunlarla tek başınıza mücadele etmek zorundasınız, bu nedenle firma seçimi çok önemli.
E-fatura ve e-defter konusuna gelince. Buradaki formüller çok daha tanımlı ve basit. E-fatura için seçebileceğiniz 3 yöntem var : Portal, Entegrasyon ve Özel Entegratörlük. Eğer bir KOBİ’yseniz, hatta daha büyük bir şirket olsanız bile ve ayda kestiğiniz fatura sayısı 500’ü geçmiyorsa sadece mali mühür temin ederek portal yöntemini kullanabilirsiniz. Burada tek sorun kişilerin hergün düzenli olarak portala girip faturaları takip etmesi ve eğer bir muhasebe yazılımınız varsa faturaları hem muhasebe yazılımında hem de portal üzerinde 2 defa girme yükü (gerçi dilerseniz faturaları portale girmek yerine yükleme yöntemini de seçebilirsiniz) getirmesidir. Seçebileceğiniz ikinci yöntem entegrasyon. Küçük de olsa bir IT altyapısı ve muhasebe yazılımı olan bir şirketseniz seçeceğiniz en doğru yöntem bu yöntemdir. Gerçi bu yöntem ilk aşamada Maliye için test yükü getirdiğinden pek tavsiye edilmese de firmalar için Maliye ile doğrudan ve web servis üzerinden bağlantı sağladığı için en güvenilir çözümdür. Özellikle hali hazırda zorunluluk kapsamındaki büyük firmalar için en doğru çözüm entegrasyon yöntemidir. Geriye kalan üçüncü çözüm sonradan ortaya atılan ve Maliye tarafındaki bu entegrasyon test ve bağlantı yükünü ortadan kaldırmak üzere hızlı düzenlemelerle önerilen çözüm özel entegratör kullanımıdır. Bunun anlamı Maliye olan fatura gönderme alma trafiğinizin özel entegratör yetkisi olan firmalar tarafından yönetilmesidir. Denetleme ve güvenlik mekanizmalarının tam olarak oturmadığı bir çözüm olan özel entegratörlük tercihini açıkçası pek tavsiye etmiyorum. Zira firmaların en değerli bilgileri olan kime neyi ne zaman sattın/aldın gibi bilgilerin çok da denetim ve cezaya tabi olmayan firmalar üzerinden şifresiz olarak iletilmesi ve bu firmaların faturalarının kendi mali mühürleri yerine özel entegratörlerin mali mührüyle imzalanmasının yeterli bulunması düşünmeye değer sonuçlar ortaya çıkarabilir. Ancak günümüzde özel entegratörlük tatlı para kazandıran bir iş olduğu için oldukça fazla ilgi görüyor ve iyi pazarlanıyor, firmalara tüm bilgi verilmediği için de fiyat avantajı ve ilk kurulum kolaylığı gibi sebeplerle tercih ediliyor. Sonuç olarak tavsiyem firmaların e-fatura sistemlerine geçerken bilinçli olarak ve riskleri görerek kendileri için en uygun yöntemi seçmeleri. Yöntemler arasında geçiş yapmak mümkün, bu nedenle önce mümkünse portal kullanıcısı olarak işe başlayabilirler. Anahtar teslimi e-fatura entegrasyonu yapan bir firma olarak bunu önermem garip gelebilir ama biz firmalar için en güvenli ve avantajlı çözümlerin sunulmasında yana davranmayı tercih ediyoruz.
E-defter için süreç çok daha basit, zaten onaylı e-defter yazılımları edefter.gov.tr sayfasında yayımlanıyor. Burada en önemli husus ERP bağımlı çözümler yerine bağımsız (her ERP ile çalışabilen) çözümlerin tercih edilmesidir, gerisi de pazarlık gücünüze kalıyor…

5- Bu konularda en önemli konu veri güvenliği, sizce veriler güvende mi?

Ülkemizde çok genel bir kanı var “Türk’e birşey olmaz”. Biz güvenlik konusunda başımıza kötü birşey gelmeden pek tedbir almayı sevmiyoruz. Güvenlik konusunda ne yazıkki pek fazla düzenleme ve yaptırım da yok. Burada temel görev firmalara düşüyor. Örneğin e-imza entegrasyon yazılımlarında firma sizin istediğiniz değil başka bir veriyi imzalatıyor ya da imzaladığınız verileri başkaları ile paylaşıyor olabilir. E-fatura tarafında özellikle özel entegratör kullanımında firmanıza ait ticari alım satım bilgilerinin kötü niyetli çalışanlar tarafından rakiplerinizle paylaşılmadığından emin olamazsınız. Zira Maliye sadece özel entegratörler bunu paylaşmasın diyor ama paylaşılıp paylaşılmadığını denetlemiyor. Paylaşıldığı ispatlansa bile uygulanacak cezanın o özel entegratörü kapatmak olacağı ifade ediliyor. Özet olarak verilerinizin güvenliğini sağlamak için gerekli tedbirleri almak ve en doğru yöntemleri seçmek firmaların üzerine düşüyor.

6- İşletmeler farklı yazılım uygulamaları ile şirketlerini yönetiyor. E-Fatura uygulamanız ve diğer yazılım çözümleriniz kolay entegre olabiliyor mu?

Bu oldukça anlamlı ve güzel bir soru. Zira özel entegratörler sahaya çıkarken “entegrasyon yönteminde firma yazılımı ile entegre etmek gerekiyor, özel entegratör kullanırsanız buna gerek yok” gibi bir yanlış tanıtımla çıktılar. Oysaki e-fatura sistemini tam olarak hayata geçirmek istiyorsanız daha faturayı tanzim etmeye başladığınızda onun e-fatura olarak düzenlenip düzenlenmeyeceğinin bildirilmesinden tutun da faturanın karşı taraf ve Maliye’deki iletim döngüsündeki tüm süreçlerin takibine kadar herşeyin ERP ya da muhasebe uygulaması üzerinden yapılması gerekir. Aksi takdirde sadece portal kullanıcısı olmanız yeterlidir zaten. Bu nedenle sunulan e-fatura entegrasyon çözümlerinin tüm ERP ve muhasebe yazılımları ile uyumlu çalışması gerekir. Sanıyorum bu konuda neredeyse tüm ERP yazılımları ile entegrasyon yapmış en tecrübeli şirketiz. Hatta birçok grup şirket için farklı ERP yazılımı kullanan şirketleri aynı ortak sistem üzerinden Maliye ile entegre ediyoruz. Firmaların yazılımlarına oldukça kolay entegre oluyoruz, zira biz terzilik yapan bir şirketiz ve bağlantı arayüzlerini onların istedikleri şekilde revize edip sunuyoruz. Bu konuda hiç kapris yapmıyoruz. Faturasını bize XML hazırlayıp veren de var, text olarak verip tüm fatura hazırlama işlemini bizim yapmamızı isteyen de. Müşterilerimiz isterse onlara kendi ERP çözüm ortaklarımızla birlikte gidip uçtan uca çözüm sunabiliyoruz ya da onların ekipleriyle birlikte çalışıyoruz. Her iki durumda da şirketlerin mali mühür temini, Maliye başvuru, test, canlıya alma gibi tüm süreçlerini biz yönetiyoruz. Bu nedenle müşterilerimiz işin can sıkıcı ve fazla uğraşı gerektiren tarafları ile hiç muhatap olmamış oluyorlar. Sistemi anahtar teslimi verdikten sonra da her zaman yanlarında olup tüm ihtiyaçlarının çözümünde tam destek sağlıyoruz.

7- Yöneticisi olduğunuz şirketin 2016 ve sonrası için plan ve projelerini öğrenebilir miyiz?

EGA 2016 Ocak ayında tam 10 yaşını doldurdu. Hani diyorlar ya buraya tırnaklarımızla kazıyarak geldik gerçekten bizimki de öyle bir yolculuk. Zira e-imza ve e-devlet hizmetlerine ilişkin sektör ne yazık ki iyi düzenlenmiş ve denetlenebilen bir sektör değil. Herkes her işi yaptığını iddia ediyor. Oysaki bu iş oldukça fazla uzmanlık gerektiriyor ama henüz pek fazla e-imzalı belge paylaşılmadığı için hatalar da hemen ortaya çıkmadığından herkes ben yaptım oldu prensibi ile hareket ediyor. Hatta daha garip durumlar da var. Dünyanın hiç bir yerinde göremeyeceğiniz bir uygulama var ülkemizde. TÜBİTAK hem e-imza entegrasyon yazılımlarını denetleme yetkisine sahip hem de bu ürünleri satabiliyor / kullandırabiliyor. Mobil imza entegrasyonu yapabilmek için GSM operatöründen yetki ve izin almak gerek ama firmalar bu yetkileri olmadığı halde ben de mobil imza entegrasyonu yapabiliyorum diyor. Sahada e-imzalar yanlış atılıyor ama kimse bunu denetlemiyor. Kısacası daha yolun başındayız ve düzenlenecek çok şey var. Elbette işin bir de teknoloji tarafı var. Örneğin birçok tarayıcı java applet çağırmayı engelliyor, bu nedenle e-imza yazılımları çalışmaz duruma geldi, piyasa buna hızlı çözüm üretemedi, ancak biz EGA prensipleri gereği bu tarz değişiklikler için öngörülebildiği kadar önceden arge çalışması yapıp alternatif çözümler üretiyoruz. Örneğin bu sorun için yılbaşında java applet yerine alternatif çözümü sahaya sürerek e-imzanın tüm tarayıcılarda sorunsuz çalışmasını sağladık. Bildiğim kadar ile henüz sahada benzer bir çözüm sunulmadı. Biz her yıl yeni mevzuat ve teknolojik gelişmelere göre yeni ürünler çıkarıyoruz. Son birkaç senenin konusu e-fatura ve e-arşiv çözümleriydi, bu sene yeni olarak TMSF e-haciz projeleri var. EGA’nın en büyük özelliği büyük çözüm ortakları ile onların ürünlerine e-imza ve mobil imza katarak özel ve katma değeri yüksek çözümler üretmesidir. Bu sene için de böyle birkaç zihni sinir projemiz var. EGA planlı olarak büyümeyi tercih ediyor ve yaptığı ürün ve sunduğu hizmetler profesyonelce olsa da çalışma tarzını ve iş işleyişlerini kurumsallaştırma planı yok. Kurumsallığın hantallık getirdiğine inanıyorum. Bu nedenle EGA’nın hızlı çözüm üretme yeteneğini kaybetmesini istemiyorum. EGA 10 yıl önce 5 kişi ile kuruldu ve şimdi 14 kişi. Bu kişilerin neredeyse tamamı teknik, zira idari süreç desteğimizi büyük ortağımız olan şirket sağlıyor. Ben zamanını iş geliştirmeye ayırabilen bir Genel Müdürüm, bu da daha emin adımlarla yeni projeler açmamızı sağlıyor.

8- Staj imkanı sunuyor musunuz? İnsan kaynakları planlamanız nasıl işliyor?

Aslında küçük bir şirket olduğumuz için pek fazla staj imkanı sağlamıyoruz. Biz daha çok üniversite/şirket işbirliği kapsamında 2. ve daha üst sınıf eğitim alan arkadaşlarımızın zamanlarını doğru değerlendirmek ve mühendislik tecrübesi kazanmaları için onları yarım zamanlı olarak işe alıyoruz. Diledikleri zaman gidip gelebilecekleri sigortalı oldukları bir işleri oluyor. Mezun olduklarında da bizim için ve onlar için de uygunsa tam zamanlı çalışan olarak birlikte yolumuza devam ediyoruz. Ayrıca üniversiteler uygun görürse daha çok grup bitirme tezleri için bizim konularımızda iş üretmeleri için destek sağlamaya çalışıyoruz. İnsan kaynağı planlamasına gelince, gerçekten dürüst çalışacak, öğrenmeyi ve kendini geliştirmeyi seven, mühendislik ruhuna sahip bilgisayar mühendisleri için her zaman açık kadro yaratmaya hazırız.
9- Mesleki eğitim, sitemiz için çok önemli. Sitemizin amacı kaliteli ve ahlaklı girişimci ve çalışanların yetişmesidir. Sizinle çalışmak isteyenlerden beklentileriniz, arayıp bulamadıklarınız, mesleki eğitimle ilgili neler yapılmalı, kısaca işletmenizin insan kaynakları politikasını öğrenebilir miyiz?
Biz kendimizi tanıtırken EGA ailesiyiz diyoruz, gerçekten ofisimiz bir aile gibi. Burada herkesin iş dışındaki sorunları dahil her türlü derdine çare üretmeye çalışıyoruz. Ablalık, abilik yapıyoruz. Zira bizim için çalışanın önce mutlu ve huzurlu olması önemli. Çalışana başlangıçta ne söz vermişsek sonuna kadar tutuyoruz ve karşı taraftan da aynı yaklaşımı bekliyoruz. Ancak son dönemde ne yazıkki bu karşılığı her zaman alamıyoruz. 6 aydır işi olmayan birini alıp tam emek verip 1 yıl sonunda yetiştiriyorsunuz sadece merak ya da çok küçük parasal veya başka farklarla hiç düşünmeden gidiyor. Eskiden sadakat çok daha yüksekti, yeni nesilde bu yok. İş görüşmesine kendi rızasıyla başvuran ve randevuyu kendi onayıyla verdiğiniz kişilerin yarısı görüşmeye bile gelmiyor hatta arayıp mazeret bile belirtmiyor. Biz merak edip arıyoruz acaba yolda başına birşey mi geldi diye. Bu görüşmeye bile gelmeyenlerin de nerdeyse tamamı iş sahibi değil üstelik. Sanıyorum gün geçtikçe çalışma sorumluluğu azalıyor. İş görüşmesine gelenler de şort terlikle falan gelebiliyor. Galiba biraz daha rahat ve özgüveni yüksek bir nesille karşı karşıyayız. Mesleki olarak en büyük sorun da şu. Biz bilgisayar mühendisleri ile çalışıyoruz, hepsi doğal olarak zeki arkadaşlar ama mühendislik sadece zeka işi değil. Analitik düşünme ve çözüm üretme yeteneği istiyor. Bir olayı çözerken kafanızın diğer tarafında aslında bu çözümün çok farklı bir durum için de çözüm olabileceğine ilişkin fikrin oluşması gerek. Ancak ne yazıkki bugüne kadar binlerce mühendisi işe almış biri olarak gördüğüm acı gerçek aslında mezun edilen birçok kişinin gerçekten mühendislik yeteneğine sahip olmadığı. Bence üniversiteden önce liselerde mesleklerin tam olarak sahadaki anlamı ve gerektirdiği yetenekler verilmeli öğrencilere ve onların yeteneklerine göre yönlendirilmeliler. Bu biraz da anne babaların görevi. Çocuklarını en iyi onlar tanıyorlar. Ayşe Hanımın kızı doktor olmuş sen de doktor ol yaklaşımını bir kenara bırakmak gerek ve daha ilk eğitim çağında çocuğun yeteneğine göre mesleki yönlendirme ve sorumluluk bilincinin verilmesi gerekiyor.

10-  Bize zaman ayırdığınız için teşekkürler, eklemek istedikleriniz varsa son söz sizde.

-Bana bu imkanı sağladığınız için ben teşekkür ederim. Elektronik dönüşüm hizmetlerinde ve tabi başta elektronik ve mobil imza olmak üzere her konuda sorusu olanlar bana diledikleri zaman ulaşabilirler. Destek olmaktan mutlu olurum. Teşekkürler, herkese sevgi ve saygılar…

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir cevap yazın